100 metrekare depoda gizli servet! Bu yöntemle toprağa dokunmadan ayda 150 bin lira kazanılıyor

Haber gorseli

Geleneksel tarımın en büyük düşmanları bellidir: Pahalı arazi, kuraklık, don, aşırı yağış, mevsim döngüsü… Üreticiler yıllardır bu risklerden bağımsız, kontrollü bir üretim modeli arıyordu. İşte topraksız dikey tarım tam da bu arayışın cevabı olarak öne çıkıyor. Toprağa değil, kapalı devre su sistemine ve katlı raf düzenine dayanan bu yöntem, küçücük bir alanı adeta devasa bir tarlaya dönüştürüyor.

100 metrekare, 400 metrekarelik tarlaya bedel

Sistemin en çarpıcı yanı, yer tasarrufu. İklimlendirmesi yapılmış kapalı bir depoda kurulan katlı boru hatları sayesinde, sadece 100 metrekarelik bir alan, açık arazide 400 metrekareye yayılması gereken bir üretimi tek başına karşılayabiliyor. Girişimciler bu sistemde özellikle taze fesleğen yetiştiriyor; bitkiler kökünden sökülmeden defalarca hasat edilebildiği için tek üretim döngüsünde yaklaşık 1.200 kilogram ürün elde edilebiliyor.

Kurulum için cepten ne kadar çıkıyor?

Bu tür bir tesisi sıfırdan hayata geçirmek isteyenler için gereken başlangıç sermayesi yaklaşık 120 bin lira olarak öne çıkıyor. Bu bütçeyle dikey raf sistemleri, PVC boru hatları, bitki büyütme LED ışıkları, su pompaları ve besin ölçüm cihazları temin edilebiliyor. Ekimden yalnızca 28-35 gün sonra ilk hasat alınabiliyor; yani yatırımın geri dönüşü, birçok girişimin aksine aylar değil haftalar mesafesinde.

150 bin lira nereden geliyor?

İşin en merak edilen kısmı burası. Üretilen fesleğenler toptan piyasada kök başına 15-25 lira, kilogram bazında ise 200-300 lira arasında alıcı buluyor. Sadece 100 metrekarelik bir tesiste ortalama aylık ciro 185 bin liraya kadar çıkabiliyor. Elektrik, su, besin eriyiği ve ambalaj gibi işletme giderleri düşüldüğünde üreticinin cebine kalan net kazanç ise aylık 150 bin lira seviyesinde.

Bu sistemi bu kadar cazip yapan ne?

Kapalı devre su döngüsüyle çalışan dikey tarım, geleneksel yöntemlere kıyasla yüzde 95’e varan su tasarrufu sağlıyor. Toprak kullanılmadığı için toprak kaynaklı hastalık riski neredeyse sıfırlanıyor, bu da kimyasal ilaç ihtiyacını ortadan kaldırıyor. Belki de en önemlisi: sistem hava koşullarından tamamen bağımsız çalıştığı için kışın ortasında bile yaz verimiyle üretim yapılabiliyor. Bu da süpermarket ve restoran zincirleriyle yıl boyu sabit fiyatlı, kesintisiz tedarik anlaşmaları yapılabilmesinin önünü açıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir